<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=13307857&amp;blogName=The+Abyss&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fxadir.blogspot.com%2F&amp;blogLocale=tr_TR&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fxadir.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>
  

    The Abyss

30 Ekim 2005

Kaçınılmaz Sonuç

Genç yaşlarda edindiğimiz platonik yenilgilerden daha yüce bir erdeme boyun eğmek için “filozof” olmaya karar verdik bir çoğumuz. Eksiklerini ve hatalarını içinde yaşadığımız sistemin yüzüne vurmak, bizi reddetmiş olanlara kim olduğumuzu göstermekten daha kaydadeğer bir motivasyona gerek görmeden, Tolstoy’un “Savaş ve Barış”ını erkenden devirip, diyalektiğin temel ilkelerine gözü kapalı dalıverdik.

Kişiliğimizin belli bir ölçüde belirlenmesinde çok önemli bir yere sahip olan bu reddedilmişliği yıllarca sindiremedik. Nedenleri ve sonuçlarıyla kavradığımız her varsayım, bizi içinde yaşadığımız toplumdan biraz daha uzak kıldı. Bize dayatılmış olan kimliğe yeni sıfatlar eklendi. Obsesif, asosyal, grup ilişkilerinde başarısız ve hatta nevrotik olarak nitelendirildik.

Her ne kadar insanlar arasında, dış koşullar tarafından belirlenmiş niteliklere göre ayrım yapılmaması gerektiği fikrinden yola cıktıysak da, kişilerin kendi nitelikleri üzerinde yapabilecekleri değişikliklerin sınırlılığının da farkında olarak, içinde yaşanılan sistemin yarattığı koşullar doğrultusunda zamanla diğerlerinden daha üstün olduğumuzu farklılığımızın kaçınılmaz bir sonucu olarak görmeliyiz.


Kadir, 12:13 PM

7 Comments:

elimdeki üstün farkı verip karşılığında etrafımdakilerle uyum içinde olma halini seve seve alırdım...
ama artık çok geç değil mi...
Bunu yapabilme yetenegine hic bir zaman sahip olunmadi; (artik degil) her zaman bunun icin cok gecti.
Farkındalık herkese nasip olabilecek bir şey değil, ancak nasip olanın da başını ağrıtan, yaşadığı dünyaya, sisteme karşı tepkiselliğini kamçılayan bir şey sanırım.
Ve bana kalırsa farkında olan insan, insanlarla uyum içinde olmamaktan acı duyacak birisi değil, iyi ki onlar gibi değilim diyendir.
Yoksa "ignorance is bliss" ama cehalet bir süre sonra özenilip de geri kazanılabilecek bir şey değil.
Sosyal bir varlik olarak insan yasadigi ortamla uyumsuzluk icinde bulunmasi halinin kacinilmaz olarak yaratacagi tatminsizligi, bu uyumsuzlugun kendi ustunlugunden kaynaklandiginin farkinda olarak giderebilmeli bir olcude.

Ancak "iyi ki onlar gibi degilim" diyebilmek genellikle kisinin kendi varligini inkar etmesi kadar zor olabiliyor.
Zor ! İyi ki onlar gibi değilim diyebilmek kesinlikle kişinin kendi varlığını inkar etmesi kadar zor . Çünkü bir yerden sonra öyle bir yere itiyor ki senin ayak uyduramadığın , sana ayak uyduramayan sistem orada ne sen , sendeki seni tanımak istiyorsun ne de bir süre sonra tanıdığın , bildiğin sendeki sen aynı kalmış oluyor . İstekler var sürekli değişime açık . Ve insan olarak farkındalık çoğu zaman kaçıştan çok kalıp yüzleşmeyi gerektiriyor . Ve en çok da arada kalmışlık .. Arada kalanlar -işte onlar- ne insan olduklarını söyleyebilenler ne de ne olduklarını . Sadece arada kalmışlık durumun adı ve farkındalık-ta yaşayan insan arada kalan sadece . Tıpkı renksiz , kokusuz çullara bürünmek gibi onların yaşamları . Yüzü olmayanlar , gözleri görünmeyenler ve konuşmayan sesler . Sessiz çığlıkları var ama en çok . Yataklara düşüp hasta olmaları bir de 'onlar'ın anlamlandıramadığı sebeplerden ötürü . Anlayamadıkları nedenlere ağlamaları var . Ve gözyaşı hiç bu kadar asil durmamıştı bir yanaktan süzülürken !
Excellent, love it! »

Add a comment





Page copy protected against web site content infringement by Copyscape